Çağla KUBAT Fan Club
Forumu görebilmek için ÜYE OLUNUZ....

İYİ FORUMLAR
Çağla KUBAT Fan Yönetimi

Çağla KUBAT Fan Club

ÇAğla Kubat Fan Sitesi
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şevket Çoruh Röpörtajları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
harmless.girl
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 1177
Kayıt tarihi : 10/09/09
Yaş : 25
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Şevket Çoruh Röpörtajları   C.tesi Eyl. 12, 2009 9:35 pm

Mesut Komiser' göre daha espriliyim.

"Arka Sokaklar" dizisinde Mesut Komiser karakteriyle gönüllere taht kuran Şevket Çoruh, uzun soluklu dizi filmlerin oyuncusu. Önümüzdeki aylarda vizyona girecek olan sinema filmiyle ilgili konuştuğumuz Çoruh'la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

* Ciddi rollerin çok sevildi. Bunu neye bağlıyorsun?

- Dizinin polisiye olması, gençlerin daha çok sevmesini sağladı. Aile hikayeleri, gençlik hikayeleri, 3'üncü sayfa haberleri, ana haber bültenelrinde gördüğümüz bir sürü olay dizinin içine girdi. Dizi için çok iyi bir ekip kuruldu. Bunların hepsi de başarıyı sağladı. Sevilmesini sağlayan asıl sebep bu.


* Her yaş grubunun hayranlık duyduğu sanatçılar farklı. Fakat sen 7'den 70'e seviiyorsun... ( Sevilmez mi o yaaa???!!! Hem de çoookkkk sevilir... )

- Tabii ki oynadığımız hikayedeki karakterin yapısı da bunda etkili oluyor. Genelde insanların sevecekleri karakterleri oynamam etkili. İnsanlara daha yakın gelen ve daha yakın bulabilecekleri karakterler. Çok samimi olmaya çalışıyorum. Seyirci samimi bulduğu zaman ( Hem de çoookkkk samimi buluyoruz. ) sizin oynadığınız karaktere daha çok inanıyor. Asıl önemli olan şey de o samimiyeti seyircinin görmesi.


* Özellikle bu tür rolleri mi tercih ediyorsunuz?

- Hayır. Ben komik rollerde de oynadım. Kadın kılığına da girdim. ( Komedi Dükkanı'nda. ) Aslında genelde komik roller oynadım. Oyunculuğun renkli tarafı bu. Oyuncu farklı farklı karakterleri oynayabilmeli.


* Mesut'a sen de bir şeyler kattın. Mesut ve Şevket Çoruh arasında ortak noktalar var mı?

- Baktığımızda çok ortak noktamız yok. Ben silâhları çok seven biri değilim. Silâhlara merakım da yoktur. Mesut Komiser daha bir adam. Ben daha espriliyimdir. Mesut daha ciddi ve olaylara daha tepkili. Birbirimizden ayrıyız. Bu da belki ayrı olmanın verdiği bir şeydir. Benim hiç alâkamın olmadığı bir adamı oynamam daha keyifli geldi bana. Tabii üzerine bazı şeyler de ben koydum. Artık karakteri biliyorum. Hangi durumlarda ne söyleyeceğini senaryoda yazmasa bile tahmin edebiliyorum.


* Bu dizi daha fazla kitleye yayıldı gibi...

- 100 (+5+1) bölüm çok uzun bir süre. Son yaptığınız işlerde genelde bu cümlelerle karşılaşırsınız. Bu dizi çok uzun sürdüğü için bu şekilde olmuş olabilir. Bundan önce "Yılan Hikayesi"nde de oynamıştım. O da uzun sürmüştü. ( Ahh o nasıl güzel bir diziydi... )


* Dizi seçimlerini nasıl yapıyorsun?

- Dizi seçimlerinde en önemli şey senaryo. Senaryo güçlüyse, sizi etkileyen, hem oyunculuk hem de konu itibariyle doyuran, keyif veren bir şeyi varsa o dizinin içinde bulunmak istiyorsunuz. İlk ve en önemli şey senaryo. Daha sonra yapım şirketi, hangi oyuncularla, hangi yönetmenle çalıştığınız. Kanal da çok önemli.


* Çok seviliyorsun. Bazen "Keşke beni tanımasalardı." dediğin oluyor mu?

- Hayır. Ben bundan çok rahatsız olan biri değilim. Ayrıca sokakta yürürken insanların üzerine atladığı biri de değilim. Yani onlarla çok iyi bir iletişimimin olduğunu düşünüyorum. Hiç bir zaman bundan rahatsız olmadım. Hiç bir zamanda beni rahatsız ettiklerini hissetmedim. ( Yani onu görürseniz, rahatlıkla "Resim çekilebilir miyiz?" diye sorabilirsiniz. Anlayışla karşılar. ) Bu işi yıllardır yapıyorum. Nerede durduğunuza bağlı. Neyi, ne kadar istediğinize bağlı. Bu sizin yarattığınız bir şeydir. Ben hiç bir zaman bir yerde yemek yerken, yolda yürürken ya da herhangi bir aktiviteye katılırken onlardan rahatsızlık duymadım. Aranızda iyi bir iletişim kurarsanız insanlar sizi rahatsız etmezler. Sürekli bakımlı olma gibi şeyler de bende yok. Nasıl istiyorsam sokağa öyle çıkıyorum. Bunlar bizim için pek geçerli şeyler değil. Öyle görünmek, öyla davranmak isteyenler olabilir. Elbette ki bazı şeylere dikkat etmek zorundayız. Bu, bütün insanların dikkat etmesi gereken şeylerdir. Özellikle oyuncu olduğum için dikkat etmem gereken şeyler değil. Kendime: "Çok efendi olmalıyım, insanlar beni tanıyor diye böyle görünmeliyim." diye kurallar koymam.


* Biz seni dışarıdan ciddi görüyoruz.

- Hayır öyle değilim.


* Alışık olduğumuz bir erkek portresi çiziyor gibisin...

- Öyle demeyin. Türk erkeği bu kadar sert mizaçlı değildir. Türk halkı gayet esprilidir. Dışarıdan biraz ciddi görünmek zorunda insanlar. İstanbul'da yaşamanın zorluklarından bir tanesi bu. ama ben buna katılmıyorum.


* Dizideki oğlun Tunç lösemi olmuştu. Çok duygusal anlar yaşandı. Gerçek hayatta bir baba olarak sen neler hissettin?

- Çok zor bir bölümdü. ( Çok zor bölümlerdi demeleri daha doğru olurdu... ) Çok zorlandım ve kendimi kötü hissettim. Oynarken, insanların izlerken kendilerini nasıl hissedeceklerini düşündüm. O hastalığa yakalanmak çok korkunç bir şey. O hastalığa yakalananların ve ailelerinin başından geçen olaylar da çok acıklı. Hepsine kolaylıklar diliyorum ama atlatılabilecek bir şey değil. Güçlü olmak ve inanmak gerekiyor. Dizide biz de atlattık. İnşallah bir daha böyle şeyler olmaz. İnsanları üzmek pek hoşumuza giden bir şey değil.


* Bu yoğun tempoda çocuğuna nasıl vakit ayırıyorsun?

- Valla onun da temposu yoğun. 12 yaşında. Dersleri var. SBS'ye hazırlanıyor. Çok yoğun.
Ama haftada 1 - 2 gün boşluklarımız oluyor. Ya da dizinin çalışma saatlerinin dışında beraber olmaya çalışıyoruz. Bazen onun dersleri oluyor, bazen de benim işlerim oluyor ama Gülenay ile keyifli bir ilişkimiz var.


* Mesut her şeye anında tepki gösteriyor, fakat aynı zamanda duygusal da bir karakter. Peki sen nasıl birisin?

- Aslında biraz da yaşadığımız sürece bağlı. İstanbul'un stresi, yorgunluklarımız bizi belirleyen şeyler. Ben kendimi tarif etmeyi çok seven biri değilim. Ama daha olumlu opsiyonlu biri olduğumu düşünüyorum. Her şeye çok çabuk sinirlenmenin yerine biraz daha beklemeyi ve insanlara zaman tanımayı tercih ediyorum. Diğer türlü zaten İstanbul'da yaşamak imkansız.


* Maço bir duruşunun olduğunu düşünüyor musun?

- Bilmiyorum. Maçoluk nedir? Koşulları nelerdir ve kime maço denir bilmiyorum. Biz babamızdan böyle gördük.


* Kıskanç mısın?

- Zaman zaman olabilirim. Kıskanç olduğum durumlar da vardır. Olması gerektiği kadarım.


* Bir fan siten var. Senin adına birinin konuştuğu söylentisi fan sitesini ayağa kaldırmış!

- Yapacak hiçbir şey yok. Çünkü yüzlerce kez bu sitelere yazılar gönderdik. Birini kapatıyoruz, diğerini açıyorlar. Buradan Trendy Dergisi okuyucularına da şunu söylemek istiyorum: "Ben kesinlikle internet iletişimi olan biri değilim. Hiçbir zaman girmedim, o sitelerde bulunmadım. Bunu bilsinler. İnsanların inanmaması lazım. İnternet sanal bir ortam. Yapacakları tek şey "Arka Sokaklar"ın web sitesine yazmaları." ( Sanki resmî site çok işliyor da... Burası ordan daha işlek... )


* Genelde diziler hemen yayından kaldırılıyor. "Arka Sokaklar" 100 bölümü ( +6+1 ) arkada bıraktı. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?

- Televizyon acımasız bir ortam. O kaldırılan dizilerin kalitesiz olduğunu düşünmüyorum. Onlar da güçlü ve başarılı diziler. Ama ne yazık ki televizyon ticarî bir müessese olduğu için bu müessesenin gereği reyting almayan diziler kalkıyor. Ama bunların içinde benim de çok severek izlediğim, ne yazık ki az reyting alan ve neden az reyting aldığını bilmediğim diziler var. Zaten dünyada da bunun tam olarak nedenini bilen birileri yoktur.


* Sinema filminden bahseder misin?

- Çekimleri bitti. Mart - Nisan aylarında vizyona girecek. İsmi; "Usta". ( Tam Mesut'a göre ) Yönetmenliğini Bahadır Karakaş yaptı. Çok güzel bir film olduğunu düşünüyorum. Çekerken de bunları hissettim. İnsanları çok etkileyecek aynı zamanda çok eğlenceli bir film. Bu dizi temposundan sıyrılıp film çektiğim için de çok mutluyum. Heyecanla filmin çıkmasını bekliyorum.


* Orada nasıl bir karakteri canlandırdın?

- "Hurdacı Ersun" diye Eskişehir'de yaşayan bir karakteri oynadım. O biraz daha eğlenceli ve sempatik. Kendine has ilkeleri olan eğlenceli bir karakter. Çok da iyi bir ekibimiz vardı. Çok iyi bir film oldu.


* Sinema mı yoksa dizi mi sana daha çok haz veriyor?

- Tabii ki sinema. O beyazperde bambaşka bir şey. Bir roman yazmış gibi hissediyordunuz. Tarihe yazdığınız bir şey. En kral dizi bile seneler sonra unutulup gidiyor.


* Kendi dizinizi takip ediyor musunuz?

- Etmeye çalışıyoruz. Set aralarında her zaman değil ama eğer o gün boşsa mutlaka izlemeye çalışıyoruz.


* Kendini eleştiriyor musun?

- Herhalde. Eleştirmemek mümkün değil. Mutlaka izlediğim zaman: "Burası daha güzel olurdu." diyorum. Ama bu tempoda da bazı şeyler çok imkânlı olmuyor. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.


* Bu tempoda özel hayatına zaman ayırabiliyor musun?

- İkisi iç içe giriyor. Zaten özel hayatımız da set oldu. Setteki arkadaşlarımızla beraber bir yerlere gidip bir şeyler yapıyoruz. Çünkü yapacak başka bir şey yok.


* Özel hayatında zor bir insan mısın?

- Bilmiyorum. Onu özel hayatımdaki insanlara sormak lazım.


* Peki özel hayatında biri var mı?

- Tabii ki insanların özel hayatında vardır birileri.


* Son zamanlarda Pamela'yla ayrıldığınızı duyduk.

- Ben bu tarz sorulara cevap vereceğimi sanmıyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://caglakubat-fan.yetkin-forum.com
 
Şevket Çoruh Röpörtajları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Çağla KUBAT Fan Club :: Çağla Kubat Projeleri :: Arka Sokaklar :: Oyuncular :: Şevket Çoruh(Mesut)-
Buraya geçin: